O'da Beni Düşünüyor
KONU BAŞLIĞI
Seni düşünmek ne güzel, gecenin karanlığı eskisi kadar ürkütücü gelmiyor artık. Seni özlemek nekadar güzel, hasret duygusu eskisi gibi dayanılmaz gelmiyor. Seni sevmek ne kadar rahatlatıcı, artık gözüme batan insanları hırpalamak içimden gelmiyor. Seni dinlemek ne kadar huzur veriyor, artık beynimi çürüten sorularu görmezden gelebiliyorum. Sana aşık olmak ne kadar büyülü, eskisi gibi dünya yaşam bana acı vermiyor.Aklım özgürlüğü, gönlümse seni diler. Aklım maceradan maceraya kosmayı hayal ederken, gönlüm koynunda kucağındaki serüvene hasretlik çeker. Aklım herkesin efendisi olmayi isterken, gönlüm sevdiğinin, senin kölen olmaya razıdır. Aklım yaşamayı, her gün yeni insan ve yeni bilgiyle ölçerken gönlüm yaşamı seninle ve sensiz olarak ikiye ayırır. Aklım ve gönlüm hiç anlaşamaz hep munazara yaparlar. Sonunda aklım korktuğunu itiraf ederken, gönlüm sevdiğimden gelene razıysam neden korkayım der. aklı iki yüzlülükle suçlar ve aklım somurturken gönlüm sevdiğini yani seni hayal ederek gülümsemeye devam eder.
Düşünmek Güzeldir
Bir kız düşünün. Gündüz gibi, dışarı çıktığında ışıl ışıl güneşi bile kıskandırır. Güneş ışıkları tenine değmeye utanır değdiğinde dayanamaz yansıyarak kaçarlar. Gözleri deniz kadar mavi ufuk çizgisi gibi derindir. O gözler denize baksa deniz kızar köpürür "ben senin kadar mavi değilim" diye.Saçları güneş gibi sarıdır. İpek görünümlü, ellediğinizde yumaşcık ve mutluluk hissi veren. Konuştuğu zaman sanki hayalinizdeki en güzel yerde en güzel müziği dinliyomuş gibi hissedersiniz. O kadar tatlıdırki kırmızının tatlılığı ondan çekinir. Bir erkek düşünün. Gece gibi, dışarı çıktığında güneş onu farkeder ve aydınlatmak için var gücüyle harekete geçer. Gözleri bir kömürü andıran, baktığında kömürün içindeki elmas misali parlayan gözlerdir. Saçları siyah bir atın siyah yeleleri gibi sık ve gür. Boyu çınarların yanına gittiğinde çınar ağaçlarının bile onu benimseyeceği kadar uzun. Gel zaman git zaman isim vermişler bu iki aşığa. Gece ve gündüz demişler. Çünkü gece ve gündüzün kaderini paylaşıyorlarmış. Gece gündüze çok aşıkmış. Her gece onu bekler ona olan aşkını haykırmak istermiş. Beklermiş beklermiş ama gündüz gelmezmiş. Gelmediği zaman onu aramak için başka yere gidermiş. Bu sırada gündüz gelirmiş. Gündüz de geceyi ararmış. Ona olan sevgisini göstermek için.Gece hariç herkes o sevgiyi görürmüş. Kiminin gözleri kamaşır, kimi de hayran hayran bakarmış. Oda çok beklermiş ama gece gelmezmiş. Bu böyle sürüp gidemriş. Gece ve gündüz yılda bir defa görürlermiş birbirlerini. Bu buluşma onları izleyen bütün insanların ilgisini merakını çekermiş. Herkes o gün onları izler onların sevgisine hayran olur kimi hüzünlenir onlar gibi sevemedim diye kimiside korkarmış bu buluşmadan. O gün herşey farklı olurmuş. Gece ve gündüz aşklarına doyasıya yaşarlarmış. Yorulup uykuya dalarlarmış. Gündüz gecenin kollarından farketmeden kayarmış ve arayış tekrar başlarmış.
Mahmurem
Nasıl da yayılmışsındır şimdi yatağa öylece, boylu boyuna serilmiş, serpilmiş, kıvrılmışsındır... Ellerin beni arıyordur şimdi ve gözlerin. Çaresiz ve masum bakışların odada tur atıyordur. Kulakların sesime hasret, tenin tenime, dudakların dudaklarıma. Öylece uzanmış yapayalnızsındır şimdi. Yokluğumda ne hayaller kuruyorsundur kim bilir. Oda baştan başa sen kokuyordur. Keşke'li ve acaba'lı cümlelerin insafına kalmışsındır şimdi. Yardım umuyorsundur büyük bir ihtimalle. Duvarlar nasılda dalga geçiyordur seninle. Biliyorum bir tek yatak anlıyor halden bir de ben. Öyle bir ben ki, baştan başa sen. Öpüp koklamadan seni ben kolay kolay ölmem. Seni seviyorum.